Almanya, mutlu “mesut”

VuvuÖmer yok. Evet canla başla oynanan bir maçı seyrediyorum. Az vuvuzella’lı bol keyifli bir maç. Kulağım alıştı herhalde ya da taraftarlar heveslerini aldılar. Artık eskisi gibi çok vuvuzella çalmıyorlar.
Maç hızlı başladı, kimse mayışık değil. Sonuca göre çeyrek finale geçecekleri için kazanma odaklı oynuyorlar. İlk maçlarda bu keyfi yaşayamamıştık.

Dünya Kupası maçlarında 26 kamera kullanılması da ayrı bir keyif katıyor. Estetik unusru bol kareler ekranda. Bizim sahalarda ise sadece 16 kamera kullanılıyor. Darısı başımıza. Eskiden daha da kötüdü gerçi şükretmek lazım.

4-1 ile Almanya’nın mutlu MESUT statdan ayrılmasını izledim. Çok şık pozisyonlar da cabası. Schweinsteiger, Klose, Mueller, Kaleci Neuer, Mesut Almanya’nın 5 yıldızlık futbolcuları oldu. Bir Beşiktaş’lı olarak İngiltere’nin elenişini de mutlulukla izledim 🙂

Gelelim maç ile ilgili gözlemlerime…
1. güzel gol Almanya’dan. Zaten favorim Almanya. Mesut var. Fiyatını artık kaça katlayacağını Allah bilir. Sırf onun için izliyorum Almanya maçlarını. Kendini zaman zaman yere atması yandan yandan hakeme bakması tamamen Türk aklından kaynaklanıyor. Şaşırmıyorum bu durumlara.

Gollerin ilki Klose’den ikincisi de Klose’den diyebilirim. Topu oraya kadar getirmesi zaten en zor olan kısmı. Koskoca kaleye atmasında ne var 🙂 Ama haneye Podolski atmış diye yazılıyor. Dünya Kupası maçlarında gördüğüm bir şey de şu: Forvet oyuncu kaleciyle ile karşı karşıya kalmadan, gol atmak için pozisyonu olmasına rağmen topu başkasına verip onun golünü alkışlayabiliyor. Takım oyunundan anladıkları şey bu. Bizde olsa at topu kalecinin üzerine gol olursa olur, olmazsa kısmet 🙂

İngiltere aslında şansını almadan çıkmış bugün yola. Oldukça açık süper pozisyonlar yakala bir direkte patlasın, bir kaleciden dönsün. Şansına zorla bir gol at, mis gibi. Tarihe geçecek kadar güzel bir gol at. Onu da hakemler saymasın. 1966’nın rövanşını almış oldu Almanlar 🙂 O zamanda onların gol sayılmamıştı.

İngiltere o kadar çok topu kaleciye teslim etmesine etti ama bir keresinde de kaleciyi avlayabildi. 1 gol attılar o da Upson’dan geldi. İlk yarı 2-1 Almanya’nın üstünlüğü ile sona erdi. Tenis maçı gibi bir maç bol gollü bol pozisyonlu. İzlemeyen çok şey kaçırdı. Almanya’yı seviyorum. Paslar yerini buluyor. Takım oyunu dediğim şey bu. Çirkeflik yok. Sakatlamaya yönelik hareketler yok. Fazla kart’da çıkmıyor. Mis gibi futbol izliyorum Almanya maçlarında. Ufak bir ayrıntı da şu evet bol gollü maçlar oluyor.

İkinci yarıda başlamadan evvel birisi hakemin kulağını çekmiş olmalı ki, İngiltere lehine dandilik bir serbest atış verdi sırf günahının ağırlığından kurtulmak için. Bal gibi gol olmuştu çünkü Lampard’ın ayağından gelen o güzel vuruş. Rooney attı kendini yeşil çimlerin üzerine. Aldı İngiltere serbest atışı. Tabi takdir-i ilahi serbest atışı doğru düzgün değerlendiremediler. Top bir den Almanya’nın ayağına geçti. Enfes bir gol ile Mueller ağları havalandırırken hakeme yandan yandan bakıyordu 🙂 Hakemin adaleti sağlama yöntemini bende pek beğenmedim. Almanya’nın 4. golünde ise Mesut kalecinin önüne kadar topu sürüp al da at diye topu Mueller ‘in ayağına teslim etti. Bencilliğin olmayışı Almanya futbolunu seyri zevkli hale getiriyor. 4. golden sonra Löw’de rahatladı attı ceketi bir kenara 🙂 Eee kolay değil en farklı galibiyetlerini alacaklar bu da Almanya için ayrı gurur.

Bu maçı izlemeyen çok şey kaçırmıştır. Buüne kadar seyri en keyifli dünya Kupası maçlarından biri oldu. Almanya’yı finalde görür müyüm bilmiyorum. Top yuvarlak belli olmaz derler ya hep. Favorim Arjantin (Malum Messi) ve İspanya finalinden yana.

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak