Ali ile benim günlerim nasıl geçiyor? ( 4 – 6 ay)

Oldu vallahi, ek gıda zamanı geldi, oh bir 6 aylık olsun rahatlarsın zamanı geldi, ‘6 aylık olunca çok değişiyorlar valla bak’ diyenlerin dediği zaman geldi. Ali 6 aylık oldu çok şükür. Bugünlere nasıl geldik. İlk üç aya dair yazım şurada. Şimdi de devamını yazıyorum.

Dördüncü ay:

Fenalar fenası. Yani ilk 40 günü şu an hatırlamıyorum o denli yorgundum ama bu dördüncü ay tam anlamıyla canıma okudu desem yeridir. Başıma gelenlerin bir kısmı bana yeni bir iş olarak geri döndü ama yine de çektiğimi bir ben bilirim. Bu konuya daha sonra tekrar değineceğim başımıza gelen şey meme grevi. Dikkat dağılması, her sese dönen bakan bir bebe. Bir aydınlanma yaşadı çocuk tamam ama hayatla tek kaynağı meme, anne sütü. Süt içmeden nasıl büyüyecek. Bir stresler bir dertlenmeler. Anneciğim Ali’nin en azından görsel olarak algısını anneye yönlendirmek için süper bir kolye yaptı. Ali renklere baktıkça ben süt verdim. Çok az kilo kaybıyla atlattık. 3. ve 4. aylarda bebeğinizin algısı artmaya başlayınca memede zaptetmek zorlaşıyor. Çare olarak hani derler ya “gördüğüm luzum üzerine” giriştiğim kolyeler ile durumu kotarabilirsiniz. Detaylı bilgi için “Emzirme Kolyesi nedir, ne işe yarar?” yazımı tıklayınız.

Dördüncü ayda başka neler oluyor derseniz güzel yanları da var elbet. Aynaya bakıp kendini incelemeye başlıyor. Kucağımıza alıp aynanın karşısına geçip komik mimikler yapıp ayna karşısında onu güldürebiliyorduk. “Aaaa, ceee, piyuuuw” gibi anlamsız sesler çıkarttığımızda da gülmeye başlıyordu. Biz de manasız sesler çıkarmada dünya birincisi olmuştuk karı koca. Ama olsundu bebişimiz gülüyordu ya her şey mübahtı 🙂 Güzel yanlardan biri de şu nihayet ayaklarını daha çok oynatmaya başlayıp kendi gazını kendi çıkartabilir hale gelmişti. Bu gerçekten bir dönüm noktası inanın. İlaçla da ilaçsız da 3. ay bitince bu gaz olayı bitiyor. Bacaklarını daha iyi hareket ettirebilmesi yeterli.

Dördüncü ayda salyalar tükürük çıkarmayı öğrenmeler, kucakta durmamalar, yuvarlanmak istemeler bizim her gün yeni bir aksiyonla karşılaştığımız aylardandı.

Şaşkın ben video yerine fotoğraf paylaşmışım ya. Neyse erken uyandım 😘👶🙏 #Alitaklacıgüvercin #aliilebenimgünlerim

A video posted by Ali’nin Annesi Berna (@alininannesiberna) on

Ali’nin ilk yerde dönem çabasını video alma şansım oldu. Güzel günler tadını çıkartın. Bebeğiniz hareketlendiği için daha az memede kalıyor ve az kilo alma durumu olabiliyor. Uykuda emzirmeyi deneyin. Kilo kaybına engel olun. Beşinci ay: Beni görünce yerde yatıyorsa eğer kollarını kaldırarak bacaklarını heyecandan sallayarak ve tabii deli gibi gülümseyerek “süt bankasının” geldiğini anlaması en çok güldüğüm gelişmelerdendi. Nasıl seviniyor. Kucağa alacağımı sanıyor ve deli gibi heyecanlanıyor. E alıyorsun haliyle kıyamayıp. Bu sefer de bir utanma belirtileri başladı bizim tombilide. Her çocuk aynı mıdır bilmiyorum ama bizimki kafasını sağa yatırıp ellerini ağzına sokuyordu böyle heyecanlanınca. Hala aynısını yapıyor. Benim içim gidiyor tabii. Çocuk güzel şey yahu 🙂 Ben bir gidip yatağına bakayım, bir öpeyim geleyim yazıya öyle devam edeyim.

Beşinci ay:

Beşinci ayda ninniler ile aramız iyiydi. Ninni duyunca direkt uyku moduna geçen bir çocuk Ali. Öyle mır mır da değil baya bayaa bağıra bağıra söyleyince uyuyor. Ben de hakkını verdiğimi düşünüyorum. Komşular ne düşünüyor acaba bilmiyorum tabii.

“Annelerden uydurukçu ninniler” albümümle çok yakında müzikmarketlerdeyim.#aliilebenimgünlerim#ancaböyleuyuyor#tombiliAliuykucuponçik

Posted by Berna Mutlu Aytekin on 30 Ağustos 2015 Pazar

Beşinci ayda Ali’yi yastıkla destekli oturtabiliyorduk. Ama nasıl diyeyim böyle jöle kıvamında. Bir yana yığılıyordu mutlaka. Doktorumuzda kendi oturana kadar destekli oturtmayın dedi. Söz dinledik tabii. Seviyoruz doktorumuzu. Ek gıdaya geçme durumu için büyükler artık yavaş yavaş tattırmaya başla dediler ama daha önce dediğim gibi ilk 6 ay sadece anne sütü. Kimseyi dinlemedik. Su bile vermedik. Ağustos – Temmuz ayları “ay sen bu çocuğa su vermiyor musun?” lafını duya duya geçti. Ama vermedik çünkü bağırsak florasının hazır olmadığını en küçük bir şey ile mikrop kapabileceğini biliyoruz. Metrobüste “bu çocuğun ciğeri yanıyor ciğeri, su ver buna” diyen amcaya bile yol boyunca katlandık da su vermedik. Aman pes etmeyin sevgili anneler. Doktorumuzdan aldığımız cevap da bu konuda gelen tepkileri bertaraf etmemizi kolaylaştırdı. Nihayet geldik altıncı aya.

Altıncı ay:

BLW nedir, nasıl yapılır, kitaplar, bloglar, sevimli bıdıkların yemek yemeği sevdiren videoları hepsini okuduk seyrettik. Vakkumlu tabağımızı, mama sandalyemizi, bambu kaselerimizi, minnak kaşıklarımızı, hatta meyve filelerimizi bile satın aldık. Bir heves altıncı ayı bekledik. Bekledik de ne oldu dktorumuz anne sütü çok yaramış ek gıdaya geçmeyin dedi. Milletin doktoru 4. ayda geçirir ek gıdaya, bizimkisi belki ilk yıl ek gıda vermeyiz bile hiç demez mi? Anne sütünü fazla alacağı için sevindim onca hazırlık hevesim kursağımda kaldı ona biraz üzüldüm. Aman zaten ömrü boyunca yemek yemeyecek mi içsin anne sütünü içebildiği kadar. Doktorumuz tadına bakması için bir kaç gıda söyledi. Onları verin dedi. Ama tok karına iken ve sadece dudağına sürün yemesine gerek yok dedi. Biz de denetiyoruz. Şimdi 6. ayın bitmesine 15 gün var. Ek gıda serüvenimiz yumurta sarısı, taze soğan, tereyağ, yoğurt, elma, armut, kabak tattırarak devam ediyor. Brokoli, salatalık, havuç, avokado denenecekler listemizde. BLW ile ilgili başka bir yazı yazacağım nedir ne değildir anlatacağım. Takipte kalınız.

Altıncı ay milat olacak demişlerdi. Başka neler oldu onları da anlatayım. Ali konuşuyor. Pek dertli. Elini ağzına sokuyor değişik heceler çıkarmaya başladı. İlk agu dediğini günü dün gibi hatırlıyorum.İlk gülümsemesini hatırlıyorum. Melekler gülümsetiyor demişlerdi. Sonra ilk beni görüp gülümsemesini de hatırlıyorum kucağıma alacağım sanmıştı. Şimdi kahkahalar atıyor. Her anını kaydeden Berna iş başında.

Bizim tombili ç ve ş harflerini duyunca gülmeye başlıyor. Bunu altını değiştirirken fark ettim. Sihirli kelimemiz “Çişler, çişler, çişler” 5. ayın sonlarına doğru keşfettik. Hemen videoya çektik. Seyredip seyredip gülüyoruz.


Şimdi ise renkli görseller görünce gülmeye başlıyor. Bir çocuğun kahkahası kadar güzel çok az şey varmış onu anladım. Bu ara en sevdiğimiz bir başka şey ise yerde yuvarlanmak. milletin bebeği emekleyerek ilerleyecek bizimki bildiğin yuvarlanarak yol alıyor. Durmadan yuvarlanıyor. Yol bitince de sinirleniyor. Biz de kıs kıs gülüyoruz bu esnada 🙂 Şimdilik maceralarımız böyle bakalım ilerleyen aylarda bizi neler bekliyor.

Berna Mutlu Aytekin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir