Haftanın blogu Alex Özkuyumcu

Haftanın blogu adı altında sizlere severek takip ettiğim blogları tanıtacağımı söylemiştim. Bu haftanın konuğu Alex Özkuyumcu’nun blogu. Biraz Tv programı gibi oldu ama siz umursamayın şu yazıyı okurken eğlenceli vakit geçirmeye bakın:) Alex ile hiç tanışmadık ama ben onun derin Beşiktaş sevgisinden haberdarım. Blogunun renkleri bile Siyah-Beyaz. Evet o sevgiden bende de var. Ortak yanımız bu olsa gerek.

Bu blogu okuduğumuzda Alex hakkında bilgi sahibi olmuş olacağız.

“Alex Özkuyumcu Blog açılımı” diyerek blogunda bir kişisel paylaşım alanı yaratmış. Yine sitede sağ üst tarafta ana sayfa, hakkımda ve iletişim bölümleri var. Yukarıda sitede arama yapabileceğiniz Search kısmı ve Rss feedlerini Reader’ınıza ekleyebileceğiniz Rss Feed kısmı var. Üzerine geldiğinizde mavi renk alıyor. Alex’in blogunda FeedBurner ya da Google Friend Contact gibi blogun izlenilebilirliğini gösteren sayaçlar yok. Belki admin panelinde kendisi kullanıyordur ama biz de görsek fena olmazdı:(

Öncelikle blogdaki kategorilerden bahsetmek istiyorum;

Kişisel kategorisi blogun temel vazifesini yerine getiriyor oldukça fazla yazı var. Alex’in asıl paylaşım yeri burası ama diğerlerini de kategorilendirme ihtiyacı hissetmiş. Okuyucuya aradığı konularda kolaylık olsun diye sanırım. Aynı benim Günlük kategorisini sık kullanmam gibi.

Genel kategorisi ise kategorilendiremediği kısımları içeriyor olmalı. Bana kategorilendirme kısmı biraz karışık geldi.

Kurtlar vadisi özetlerinin bulunduğu bir bölüm var. Çok ilginç geldi daha önce böyle bir dizi hakkında fikirlerini okuduğum bir blog olmamıştı:) Seyretmiş kadar oluyorsunuz zaten okuyunca:)

Müzik bölümünde sevdiği albümleri paylaşıyor. Alex’in Sagopa hayranı olduğunu anlamak zor değil.

Sinema kategorisinde vizyondaki filmlerle ilgili görüşlerini paylaşıyor.

İnternet kategorsinde sosyal medyada ki yenilikleri paylaşmış. Wave dalgasından bahsetmiş.

Kodsal adlı bölümde de benim pek aşina olmadığım kod dünyasına sıkı bir giriş yapmış kaç kere okuduysam da pek bir şey anlamadım. Demek ki her bilgi paylaşımında beynim bilgileri yalayıp yutmuyormuş. Arapça, japonca gibi geldi o kategoride anlattıkları.

Spor bölümünde Basketbol ve Futbol‘dan haberler ve elbetteki Çarşı bölümü var. En sık güncellenen ve paylaşım yapılan kategori de burası.

Teknoloji kategorisinde teknolojik yenilikler anlatmak isteyen bloggerımız vakitsizlikten burayı pek dolduramamış aslında onun blogundaki en güncel yerlerden biridir diye düşünmüştüm. Kendisinden de bu konuda şahsımın merakını gidermesi için özel çaba rica ettim. Teknoloji Kategorisinin hakkını verecek yakın zamanda:)

Hakkımda bölümünü biraz geniş tutmuş. Sürükleyici ama uzun cümlelerden sıkıldım sanırım. Zaten hakkımda bölümlerini de hiç sevmem. Blogu okumak için vakit yaratıp kişileri yazdıklarıyla tanımayı seviyorum. Ama bazı “hakkımda” yazılarının da çok güzel olanları var. Devrik, kurallara pek uymayan ama yazarken de çok keyif aldığı belli olan cümlelerini okudum. Cümlelerini kısaltmasını bağlaçları kaldırmasını önerdim. Benim haddime değil belki ama bloglar da okuduğumuz şeyler geçmişe bizden bir iz bırakıyor. Cümleler hatasız olmalı. Hataları bilerek imza atmak niyetiyle yapan ben de bu sözleri söylüyorum ya:) yaşlanıyorum sanırım.

Tema’dan bahsedelim;

Tema Mono-lab tarafından üretilmiş. Fanatik Beşiktaş’lı Alex’in blogu da siyah ve beyaz renklerinden oluşuyor. Siyah rengin göz yoran etkisini göz ardı etmiş. Beyaz yazıları okumak isteyen gözlerim azap çekiyor resmen.

Blog dizilimi ise tek sidebar üzerine yapılmış yukarıdan aşağıya kategoriler, yazı takvimi, etiketler, son yorumlar ve bağlantılar var. Sağ tarafta ise “Return top” butonundan sayfanın en üst köşesine geçebiliyoruz.

Paylaşım için kullandığı eklenti Add to Any ‘den alınmış. Zaten bu kadar sade bir bloga da o yakışırdı.

Çokça paylaşım yapacağı yeni yazılarını dört gözle beklediğim Alex’e başarılar diliyorum. Hala takip etmeyenler için blogu da bu.

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak