Anadolu Feneri

güzel bir hafta sonu geçirdim. bol dinlenmeli bol eğlenmeli.. bissürü fotoğraf çektim. birazda hoplamalı zıplamalı bir yolculuk yaptım ama gördüğümüz manzaraya hepsi değerdi.  rüzgar inanılmazdı. kaleler, karadeniz’den geçen gemiler hepsi beni selamladı. ben bu saygılı tutumdan pek çok mutlu oldum. şu istanbul’da oralarıda gördüğüm ya..

herşey kıymetli arkadaşım editörün pazar günü sizi gezdiricem, maşukiyeye gideceğiz demesiyle başladı. aklımızı çeldi resmen. ben ve eşim pazar gününü miskinlik yaparak geçirme planları yapıyorduk. mesaiyiydi, temizilikti, ziyaretti derken bir türlü miskinlik yapamamıştık. bu haftada kısmet olmadı dvd seyredip tüm gün yatmak. sonuçta maşukiye diye yola çıktık ama oraya varamadık. anadolu fenerine, poyrazköy’e beykoz’un tepelerine kadar çıktık.anadolu fenerinin kapsını kilitlemişler nedense. ama cami’nin manzarası en azından fener kadar geçerlidir diye düşünüyorum. yolda yaptığım keklerden yedik. açık hava asla kapanmayacak olan iştahımı dahada açtı. eve gelince de sucuk ekmek partisi yaptık! bu partiler beni yavaş yavaş üç haneli rakamlara taşıyacak gibime geliyor. sonunda bir güzellik kraliçesi kilo-patra olarak tarihteki yerimi alıcam:) 

cumartesi günü ayrı bir programımız vardı. üniversiteden arkadaşım ve eşi, akşam yemeğine geldiler. arkadaşım hamileydi ve isim bulmak bana düşmüştü. cemşit ismini uygun gördüm ama “küçük” ailesi cephesinde bu isim pek rağbet görmedi. olsun ben şansımı denedim:) hala isim arayışlarım devam ediyor. cumartesi misafirlerim gelmeden güneşten yararlanayım dedim ve şu ev arama işine de artık bir el atalım dedim. ama sonuç hüsran. malesef yakınlarda istediğimiz gibi bir ev yok. uzaklara ise bakmaya fırsat yok bakalım sonumuz ne olacak. bayağı bir yürüdüm alışveriş merkezine insanların dolaştığı yerlere baktım. kendimi mutlu hissettim. güzel insanlar ve güzel kokular insana kendini iyi hissettiriyor. aynı evimdeki gibi mis gibi çiçek kokularının olduğu bir yerde yaşamak istiyorum.

hayat bu aralar bana ilginç süprizler yapıyor. öğrendiğime göre geceleyin uykumda küçük bir tura çıkmışım. artık kapıları kilitleyip yatıyoruz mazallah kalkıpda gerçekten dışarı çıkarım diye. kendi kendimi kilitleyeceğim ve kendime önlemler alacağım aklıma gelmezdi. bakalım bu gece nasıl bir uyku beni bekliyor. inşallah bu akşamda pencereleri açmayı zorlamam.. şimdi uyku beni çağırıyor saçlarımı taradım aklımdaki poyrazköy rüzgarına salıverdim gitti. 

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak