2012’de nerde ne yapıyor ne yaşıyor olacağız acaba?

Dün çok tatlı bir hanımefendinin davetlisi olarak sinema’daydık. FF ailesini gördüm. Her makarnayla haşır neşir olanın benim gibi tombik olmadığını gördüm:) Uğur Özmen ile tanıştım. Likemind’lar da yanındaki kalabalığı yarıp tanışmaya gidememiştim. Bu vesile çok iyi oldu. Şahika ile, Burak ile tanıştım ve daha bir sürü kıymetli insanla… WarnerBros’a teşekkür ederim gerçekten güzel bir organizasyondu.
Film çıkışında zamanın ne çabuk geçtiğini 2 sene sonra hayatımda ne gibi değişikliklerin olabileceğini düşüne düşüne evin yolunu tuttum. Gerçekten 1 milyar euro verecek zengin olacağından muhtemelen biz de o gemiye binemeyeceğiz.  Film’den çıkınca düşünmemizi istedikleri şey bu olsa gerek. Ürkütücü..
Kıyamet filmlerini pek sevmem. Bağıran bir insan bile bana ürkütücü, sinir bozucu geliyor. Gerim gerim geriliyorum. Ama 2012 özellikle ilk yarısında, canıma okudu. Bir ara neredeyse koca cüssemle koltuğun altına falan saklanacakken yakaladım kendimi. Filmin ikinci yarısı hadi canım bu kadar da mı olur diyerek geçti. İlk yarısı bile beni gece 3’e kadar uyutmamayı başardı. Efektler ve yan rollerde oynayan oyuncular filmi alıp götürmüş.Ben onları seyretmekten büyük zevk aldım. Özellikle “Download edilebilir blog” kavramıyla beni tanıştıran Charlie Frost karakteri büyüleyici bir oyunculuk sergilemiş. Felaketi ilk anlatan ve insanlığı uyaran bu çılgın radyocuya dikkat ediniz lütfen.. Film de Titanik tarzı bir aşk ve sular içinde bayık romantik sahneler de söz konusu. Her yer yıkılırken kim aşk düşünür ki? Efektleri görmek ve eski günlerden Danny Glower’ı görüp Cehennem Silahı’nı anmak için pekala gidilebilir. Hem yanınızda sevgiliniz de varsa elini daha sıkı tutmak için bir bahane yaratmış olursunuz.. Keyifli seyirler..
Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak