2009 nasıl geçti?



Kötü başladı 2009. 31 aralık 2008 ‘de kombimiz bozuldu, içki içmeyi bilmeyen insanların bindiği bir “Sultanbeyli- Ümraniye hattı” otobüsüne binip evime gelmeye çalışıyordum. Üstümü başımı batıran adamı yolcular el birliği ile dövüp otobüsten attıklarında (o muhitte böyle yapılıyor) sadece eve gidip temizlenmeyi sıcacık evimde yılbaşına girmeyi düşünüyordum. Kombimiz bozukmuş şansa bak. Tiksindirici bir şekilde yeni yıla girdim ve çokça üşüyerek. Bir de kardeşimin gece 12’de telefon açıp “Mumları yak abla ısınırsın” dediğini hatırlıyorum. O dönem sanırım evden de iştende ayrılmayı kafama koyduğum zamanlardı. 2009’dan tek dileğim, daha iyi bir iş ve doğal felaketlerin olmadığı bir evdi. Ertesi gün, yani 1 Ocak 2009’da iki büyük hüsran ile uyandık. Hem piyango biletimize büyük ikramiye çıkmamıştı hem de evi su basmıştı.
Evi temizleyip civar yerlerde ev bakmak ve acilen bir ısıtıcı almak üzere yola çıktık. Yakınlardaki bir teknoloji mağazasından aldık “Ufo” muzu. Bari bugün ısınırız diye evimize getirdik. Çalışmadığını anlamak zor olmadı. Ev sahibine durumu bildirdik. “Çıkacağız bu evden. Yangın, felaket yeter artık!” dedik. Tatlı ev sahibimiz sorunları görmek ve bizi evden ayrılmamaya ikna etmek için evimize geldi. Baktı ki sıkıntı çok. Her yer akıyor, taşıyor. Ufo’muz da bozuk. Ben, “Kısmete bak” diye söylenirken, ev sahibimiz bari onu tamir edeyim dedi ve elini koyduğu Ufo’cuk kendisini bir güzel çarptı. Meğerse evimizin elektrik tesisatı da bozukmuş. 3 Ocağa kadar soğuğu yiyen bünye kendini yataktan çıkaramadı yaklaşık 2 ay kadar sonu gelmeyen hastalıklarla boğuştu. Faranjit, grip, nezle vs. Zaten bünye alerjik.
Daha sonra eski iş yerimin doktorlarının bulamadığı başka bir problem Troid bozukluğu. İlaçlar,ilaçlar hiç sevmediğim şeyler. Uyulması gereken kurallar yapılması gereken diyet listeleri, alınan 30 kilonun gideceğini düşünmek, ummak. Bu arada evden çıkmanın zorunluluk haline geldiği durumlar komşuların evi basması. Apartmanda abuk subuk insanların yaşadığını öğrenmek, farkına varmak.
Ev aramaya başladım. Ev aramak bulmak ayrı bir dert. İş sıkıntısı ayrı bir dert, finans sektöründe çalışmak sevdiğin insanların işine son verildiğini görmek, personel eksikliği ile banka da çalışmak. Arada kalmak. Terfiydi, tayindi diye uğraşmak. Diplomatik hamleler, tehditler, hedefler, müşteri tacizleri… İstifa edip kurtulmak ama insanları arkada bırakacağını düşünüp üzülmek.
2009’un sonuna doğru ev taşımak. İş aramaya başlamak. Abuk subuk iş görüşmelerine gitmek. Kilo vermeyi başaramamak, dolapta üzerime olmayan bir sürü kıyafet olmasına rağmen yeni kıyafet almak konusunda direnmek. Zayıflamak zorunda olduğunu bünyeye kabul ettirme sıkıntısı.
Bu sıkıntılı zamanlara hep pollyannacılık oynamak. Hayat eğlenmezsen hiç bir halta yaramıyor diye düşünmek. Buna fırsat veren bir eş ile yaşıyor olmak. Hayatımı güzelleştirmeye çalışmasını izlemek, sevildiğini bilmek. Ona hayran kalmak.
Yeni insanlar ile tanışmak, friendfeed sayesinde bir çok arkadaş edinmek. Yeni kitaplar okumak, yeni filmler seyretmek. Yeni yerler görmek, sabah akşam gece gündüz fark etmeden gezmek gezmek, kaldıysa görülmedik bir yeri İstanbul’u keşfetmek. Blog yazmaya devam etmek yeni bloglar açmak. Hevesle yemek tarifleri yazmak. Hevesle ev dergileri okumak. Olduğunuz yeri güzelleştirme çalışmaları. Bu arada güzel insanlar ile tanışmak. Güzel insanlarla karşılaştığıma dua etmek her şeyin yolunda gideceğini düşünerek her akşam yatağa yatmak Herşey Çok Güzel Olacak dileğiyle koca bir seneyi bitirmek.
2009 benim için böyle geçti.

Güzel şeylere gebe bir 2010 bekliyorum. Çok güzel şeyler olsun hayatımda. Güzel bir iş ve sağlık, eğlenebileceğimiz bir hayat. Ne de olsa hayat eğlendiğin sürece var.


Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak