Taksim

ne fena yoruldum. ama değdi. çok hareketli bir gündü. önce lale kompozisyonları çekiyim diye tripod, makina.. hepsini yükledim omzuma ama yalan oldu. laleri seyrettim hiç birini çekmedim. aslında lale kompozisyonlarını aklıma sokan arkadaş da beni bayağı güldürdü. bilimum magandaları fotoğraflayıp “lale kompozisyonları” adı altında bir albüm oluşturma çalışmalarım devam edecek! bu daha eğlenceli…
evim evim güsel evim diyorum şimdi. televizyondaki maç bitti, az önce içilen çok güsel 5 bardak çayın tadı da damağımda kaldı. kanyonda macro’nun yanında küçük bir çay satan işletme var “Tea for Me” adı. olağanüstü güsel çaylar var. denemek için biraz aldım. bana yardımcı olan beyfendi tüm sorularıma cevap verme nezaketini gösterdi sıkılmadan. english breakfast çay her yerde bulamıyorum. lipton da istediğim çeşit var ama onun da poşetlere konup tutkal vb. gibi maddeyle kapatıldığını bardağa bunu attığımızda sadece çay içmeyip o kimyasallara da maruz kaldığımızı düşününce, çayı içmek de pek keyif vermiyor. o yüzden bu çayı denemek istedim.
schlotsky ‘nin gerçekten mis gibi olan portakallı çayları var. bi an bu dükkanda da portakallı çay var mı diye sormak aklıma geldi. varmış hemde alası varmış. çikolatalı portakal. nasıl koktuğunu anlatamam. 10 gr. ikisinden de aldım. denemek için. 10 gr çaydan 4 demlik çıkıyormuş. ona da şaşırdım o ayrı.bugün bergamutlu breakfastları denedim. süpper. yarına da portakallı çikolataları deniycem. bir daha gideyim biraz daha alıcam evde pek bir rağbet gördü bu çaylar.
bugün pomfiritcim geldi. canım arkadaşım bayağıdır görmüyorum çok özlemiştim. çok güldürdü eğlendirdi bizi. akşama da bir diğer sağdıçımız ziyarete geldi yine pek bi sevindirik olduk ailecek! editörün son günlerde yaşadıkları canımızı sıktı ama bütün bu sıkıntılar bitecek içimde tuhaf bir large durum var! fazla mı rahatım ne! düzelecek eminim buna. eminim güle eğlene yine yaşamaya devam edeceğiz.
dün de taksim bugün de taksim. seviyorum taksimi. ümraniye’den levent’e levent’ten taksim’e taksim’den eminönü. eminönü’den üsküdar. üsküdar’dan ümraniye ve evim evim güsel evim:) dünüm pek bi koşturmacalıydı. bugünse yine taksim yine beşiktaş dışarda kahvaltı etmemiştik bayağıdır, değişiklik oldu. havada biraz güsel olsaydı daha az üşüyecektik. kısmet. şimdi en sevdiğim ikinci dizi heroes başlıycak. kumandayı ele geçirme ve karşılığında bilgisayardan feraget etme zamanım geldi. yarın güsel bir iş günü olucak. iyi dinlenmeliyim..

Berna Mutlu Aytekin

Senin yorumlarınla bu yazı daha güzel olacak